Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

‘Koğuş baskınları eylemcilerin sağlığını olumsuz etkiliyor’

TTB Merkez Konseyi Üyesi Halis Yerlikaya, açlık grevicilerin koğuşlarına yapılan baskınların kalabalık ve sağlıksız olan cezaevi ortamında eylemcilerin sağlığını daha çok tehlikeye attığını söyledi.  İmralı tecridinin kaldırılması talebiyle açlık grevleri ve ölüm orucu devam ederken, Diyarbakır D Tipi Cezaevi’ndeki koğuşlara geçen gün yapılan baskınlarda, tutuklulara fiziki şiddet uygulandığı ve yapılan aramalarda tutuklulara ait radyo, defter, kalem, kitap, mektup ve çalışma notlarına el konulduğu belirtildi. Konuya ilişkin Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya, kalabalık ve sağlıksız cezaevi ortamıyla birlikte baskıların tutukluların sağlığını daha çok tehlikeye attığını söyledi.

  ‘BASKINLAR CAYDIRMA AMAÇLI’

 Yerlikaya, ölüm orucu ve açlık grevinin sürdüğü cezaevlerinde tutuklulara, hücre cezası, fiziksel şiddet, taciz, disiplin cezaları, ayakta sayım dayatması, telefon- görüş yasağı, diğer bloklardaki arkadaşları ile görüşmelerinin engellenmesi ve yönetim tarafından açlık grevini bırakmaları yönünde baskılar uygulandığını hatırlattı. Cezaevi yönetimi ve gardiyanların saldırı olarak nitelendirilebilecek tüm uygulamalarının, eylemcileri caydırma amaçlı olduğuna işaret eden Yerlikaya, “Ortaya konan bu fiiller mahpuslarda karşı koyamama, bunlara karşı savunmasız kalma ve çaresizlik duygusu yaratmaktadır” ifadesinde bulundu. 

 ‘SAĞLIK AÇISINDAN OLUMSUZLUKLAR YARATIR’ 

Tutukluların cezaevlerinde içinde bulunduğu sağlıksız ve kalabalık ortama dikkat çeken Yerlikaya, cezaevinde koğuş baskınlarının mahpusların fiziksel ve psikolojik açıdan olumsuz etkilediği, korku ve endişe yarattığını söyledi. Yerlikaya, “Koğuşlara baskınlar yapılarak kalabalık ve sağlıksız olan cezaevi koşullarının uzayan açlık grevleri ile birlikte değerlendirildiğinde, bağışıklık sistemi zayıflamış mahpuslar için sağlık açısından olumsuzluk yaratmaktadır” şeklinde konuştu.

 İŞKENCE YASAĞI VE CEZASI 

Yerlikaya, şiddetin cezalandırma ve caydırma amacıyla çaresiz bir kişi üzerinde yapılması halinde bunun işkence olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), kolluğun kullandığı şiddetin amacının; aşağılama, korku yaratma, fiziksel ve ruhsal direnci kırma olduğunun altını çizerek, raporu olmayan saldırıları da işkence olarak nitelendirdiğini vurgulayan Yerlikaya, işkence ve kötü muamelenin Anayasa’nın 17/3 maddesiyle yasaklandığını ve uygulayıcılarının Türk Ceza Kanunu (TCK) 94/1 maddesince cezalandırıldığını ifade etti. 

Mezopotamya Ajansı 20.05.2019

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Sayaç

  • 257.095 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

Telefon: 0212 293 69 82
Faks: 0212 293 69 82
Danışma: 0212 252 53 11

e-posta: hapistesaglik@cisst.org.tr
e-posta: info@cisst.org.tr

Web sitesi: tcps.org.tr
Web sitesi: cisst.org.tr  
Blog: hapistesaglik.com
twitter: @HapisteNet

 

 

%d blogcu bunu beğendi: