Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

Hasan Kaçar: hastalara tek hakkınız ölüm deniyor

Hasan Kaçar: Katliamcılar serbest hasta tutsaklar içerde!
SADIK TOPALOĞLU 2014-03-15 08:12:35
İSTANBUL (DİHA) – “Cezaevinde kalamaz” raporu olmasına rağmen savcılık tarafından ısrarla serbest bırakılmayan hasta tutsak Hasan Kaçar, itirazlar sonucu sonunda tahliye edildi. Tahliye edildiğine sevinemediğini dile getiren Kaçar, Türkiye’de büyük katliamlara imza atmış, on binlerce faili meçhulden sorumlu olanların tahliye edilip, ölüm noktasına gelmiş siyasi hasta tutsakların serbest bırakılmamasının “devlet teröründen” başka bir şey olmadığını vurguladı.

Hakkâri’de kent merkezinde patlayan bir ses bombası gerekçe gösterilerek gözaltına alınan ve yargılandığı Van Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 36 yıl hapse mahkûm edilen hasta tutsak Hasan Kaçar, 11 yıldır kaldığı cezaevinde yakalandığı Ankilozan Spondilit (İltihaplı romatizma) hastalığının ardından teşhisi konulan kronik ve iltihapli bağırsak hastalığı Chorn nedeniyle yatağa mahkum oldu. Cezaevindeki arkadaşlarının yardımı ile ihtiyaçlarını karşılayan Kaçar, iki yıl önce Rize Kalkandere Cezaevi’nde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı. Durumu kötüleşen Kaçar, son olarak Temmuz ayında tedavi edilmek için İstanbul Metris R Tipi Cezaevi’ne sevk edilmişti. Doktorların, “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen önce Adli Tıp Kurumu tarafından rapor verilmeyen Kaçar, daha sonra ATK’nin verdiği 6 ay ceza ertelemesi kararı sonrası avukatı Gülizar Tuncer’in bulunduğu tahliye istemi, geçen 24 Şubat’ta dosyayı inceleyen Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Uğur Başar tarafından reddedilmişti. Bunun üzerine Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine Kaçar tahliye edildi.

Hesabında para yok gerekçesi ile ilaçlar verilmedi

Tahliye sonrası DİHA’ya değerlendirmede bulunan Kaçar, ilk olarak 2006 yılında Muş Cezaevi’nden Van F tipi Cezaevi’ne sevk edildiğinde hastalığın belirtilerini gösterdiğini söyledi. Her cezaevinde olduğu gibi Van’da da doktora gitmesinin ayları bulduğunu söyleyen Kaçar, ancak fenalaştığında hastaneye kaldırıldığını ve Van Araştırma Hastanesi’nde Ankilozan Spondilit (İltihaplı romatizma) hastalığı teşhisi konulduğunu belirtti. Orada tedavi başladıktan kısa bir süre sonra F tipi koşulları el vermediği için Rize Kalkandere L Tipi Cezaevi’ne sevk edildiğini aktaran Kaçar, Van’da yapılan keyfi muamele ve tedaviye götürmemenin orada da devam ettiğini söyledi. Ailesinin İHD gibi sivil toplum kuruluşlara başvurması sonucu hastaneye götürüldüğüne dikkat çeken Kaçar, “Orada da bir tedavi süreci başladı ama kullanılan ilaçların çok pahalı olması nedeni ile iki ay mağdur edildim. İlaçlar ‘Hesabında para yok devlet bunu karşılayamaz’ gerekçesi ile verilmedi. Bunun hakkında suç duyurusunda bulunmam üzerine tedavi başladı” dedi.

Aradığı doktoru bulması 6 ay sürmüş

2010 yılının Ocak ayına kadar Rize’de tedavi gören Kaçar, doktorların “Rize’de tedavisinin devam etmesi mümkün değildir” demesi üzerine İstanbul Metris R Tipi Cezaevi’ne sevk edildi. İstanbul’a gelir gelmez ATK’ye tahliye edilmesi için başvurduğunu ifade eden Kaçar, “ATK Rize’de doktorun hastalığıma ilişkin verdiği raporu göz ardı edemedi ve bana 3 aylık bir tedavi süreci vererek tahliye olma konusunda daha sonra dosyayı ele alacaklarını söylediler” dedi. Bu üç aylık süre boyunca herhangi bir tedavinin başlatılmaması üzerine tekrar ATK’ye başvuran Kaçar’a, yeniden 3 aylık tedavi süreci vererek tahliye olmak ile ilgili rapor vermediğini söyledi. Bunun üzerine İstanbul’da bulunan Okmeydanı, Bakırköy gibi birçok hastaneyi gezerek tedavi olmak için gideceği Gastroloji ve Romotoloji doktorlarının bir arada bulunduğu doktoru 6 ay sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde bulduğunu söyleyen Kaçar, “Burada da mahkum odası bulunmadığından 1 ay boyunca ring aracı ile götürülüp getirildim. Hastaneye bile gidemez duruma geldikten sonra doktora tepki gösterdim ‘Ya beni yatırın ya da yeter beni getirip götürmeyin’ dedim. Bunun üzerine iki oda birleştirilerek yatışım gerçekleştirildi” dedi. Kaçar, orada ise daha uzun bir süre kalmasının doktorlar tarafından söylenmesine rağmen savcılık tarafından hastaneye baskı uygulanarak ancak 47 gün tutulduğunu söyledi.

‘Hasta tutsaklara tek hakkınız ölümdür deniliyor’

Türkiye’de büyük katliamlara imza atmış ve bölgede yaşanan on binlerce “faili meçhul”den sorumlu olan insanların tahliye edildiğini, ama ölüm noktasına gelmiş siyasi hasta tutsakların serbest bırakılmadığının altını çizen Kaçar, bunun devletin zihniyetini açık bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Savaşta dahi düşmanın ilkesinin olduğunu ifade eden Kaçar, “Bu ülkede bu konuda böyle bir ilke yok. Bu gün içerde yüzlerce ölüm noktasında olan hasta tutsak varken, binlerce insanın ölümüne yol açmış paşaları tahliye ediyor, katilleri bırakıyorlar” dedi. Hukukun Türkiye’de çifte standart olduğuna dikkat çeken Kaçar, bu güne kadar cezaevlerinde yüzlerce hasta tutsağın yaşamını yitirdiğini belirtti. Kendine “insanım” diyen birinin bu kadar hukuksuzluğa ve insanların ölüme terk edilmesine göz yumamayacağını ifade eden Kaçar, “Adeta hasta tutsaklara tek hakkınız ölümdür deniliyor. Ama öte yandan Ergenekon sanıklarının bırakılması devlet teröründen başka bir şey değildir” diye konuştu.

Tahliye olduğuna sevinemediğinin altını çizen Kaçar, “Tahliyeme sevinmek isterdim. Ama o kadar hasta tutsak yoldaşım içerdeyken daha öncesi onlarca yoldaşım bu haktan yararlandırılıp dışarıya bırakılmadığı için cezaevinin içinde şahadete ulaştıkları için buna sevinemiyorum. Bu insanın gerçekten kafasının alabileceği bir şey değil. Yani bu kadar cehalet bu kadar insanlık dışı bir yaklaşım nasıl izah edilebilir bunu tanımlayamazsın” dedi. Son olarak Kaçar, başta hasta tutsaklar olmak üzere cezaevinde bulunan tüm siyasi tutsakların Newroz’unu kutladığını ve bir dahaki Newroz’da özgür alanlarda buluşmayı diledi.

ATK raporuna rağmen savcılık defalarca kez tahliyeyi reddetti

Bunun üzerine tekrardan ATK’ye başvuran Kaçar’a bu sefer ATK tarafından “Cezaevinden kalamaz” raporu verilerek tahliye edilmesi için Bakırköy Savcılığı’na gönderildi. Raporu herhangi bir gerekçe göstermeden yeterli bulmadığını belirten savcılık, raporu tekrardan ATK’ye gönderdi. ATK bu sefer “Cezaevi koşullarında kalması ve tedavisinin yapılması uygun değildir” deyip raporu tekrar savcılığa gönderdi. Savcılığın tekrardan raporu yetersiz görmesi üzerine ATK bu sefer, “Cezaevinde kalması mümkün değildir. Hastalığının tedavisinin cezaevi koşullarında yapılması mümkün değildir. Hastalığı ve ilaçlarının alınmamasından dolayı hayati tehlikesi bulunuyor” dedi ve savcılığa tekrar gönderdi. Savcılık bir kez daha, “Tedavisi cezaevinde düzenlenebilir. Hastalığı cezaevinde yatışı yapılarak yapılabilecek teknik bir konudur. Toplum güvenliği açısından tehlikelidir” diyerek Kaçar’ın tahliye talebini reddetti. Savcılık, “toplum güvenliği açısından tehlikelidir” demesine gerekçe olarak ise Kaçar’ın cezaevinde katıldığı açlık grevi eylemlerini gösterdi. Bunun üzerine avukatı Gülizar Tuncer, aracılığı ile Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuran Kaçar, mahkemenin tahliye edilmesi yönünde karar kılması üzerine tahliye edildi.

Kaynak: http://www.bestanuce1.com/haber/90752/hasan-kacar-katliamcilar-serbest-hasta-tutsaklar-icerde#sthash.g8xBqfSZ.dpuf
Reklamlar

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 15 Mart 2014 by in Hapishanede Hasta Hakları, Tahliye Edilen Hasta Mahpuslar and tagged , , , .

Sayaç

  • 188,208 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Bize ulaşmak için:

e-posta: hapistesaglik@gmail.com
twitter: @hapistesaglik

Telefon / Faks: 0212 293 69 82

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

%d blogcu bunu beğendi: