Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

Ayağından yaralı ve rahminde miyomlar var: Hasta Mahpus Nurcan Bakır’dan Mektup

“Cezaevinde hastaneye gitmek başlı başına bir sorun cezaevinde daha çok pratisyen doktorlar getiriliyor. Onlarda ancak işler son noktaya gelince sevk yapıyor. Bazende sevklere 6 ay sonra gidiliyor. Bu böylesi bir sorun iken kişinin hakim seçme şansı yok bir Dr. olmadı diğerine gideyim veya farklı tercihlerde bulunma gibi şansımız yok zaten. Dışarda hiç olması insanın doctor seçme hakkı ve istediğin zaman doktora gitme kontrolleri yapma olanağı var. Malesef en son 27 kasım 2013`te hastaneye gittim başımın filimi çekilecekti bu filimi çekecek olan teknisyen (bayan) elimden kelepçeyi çıkarmasını istedim asker kabul etmedi teknisyende gerek yok dedi bende bu onur kırıcı bu yaklaşımları Kabul etmedim ve halen o filimi çekmemişim.”

Nurcan Bakır 22 yıldır hapiste. Şu an Gebze Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutuluyor. Yakalandığı sırada ayağından vurulduğu için sol ayağında “hasar” olduğunu ifade ediyor. Ayrıca rahminde miyomlar olduğunu, doktorların rahminin alınmasının gerektiğini belirttiğini ancak hapishane koşullarında bunu kabul etmediğini; ülser, migren, sinüzit, iç guatr, gözünde alerji, kalbinde aritmi, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, nefes alıp vermede zorluk, burunda şişlik gibi bir çok sıkıntısı olduğunu söylüyor.

Bakır  mektubunda bu sağlık sorunlarına rağmen tedaviye erişim hakkı önündeki engelleri de yazmış. Hapishanelerin neden hasta mahpusların tedavi olabileceği koşullardan uzak olduğunu ortaya koyuyor Bakır’ın mektubu.

Nurcan Bakır’ın 20 Şubat 2014 tarihli mektubunu okuyucularımızla paylaşıyoruz:

Merhaba:

Mardin Ömerli sulak dere köyünde dünyaya geldim Nüfus kayıdına göre 1970 doğumluyum. 1987 yılına kadar köyde yaşadım. Devletin uygulamalarından dolayı Adana`ya göç etmek zorunda kaldık. Adana da kaldıgım süre zarfında geçim sıkıntısından kaynaklı işçi olarak çalıştım. Devletin uyguladığı baskılar ve yaşadığım çelişkilerden dolayı 1991 yılında kürt özgürlük hareketine katıldım. 1992 yılında yaralı olarak düşmanın eline esir düştüm. DGM`de süren 10 aylık yargılama sonrası 36 yıl ceza aldım. Sırasıyla, malatya, Amasya, Sivas, Elbistan, Midyat geçen yıl Aralık ayında 10 arkadaşımla beraber bulunduğum Gebze kadın cezaevine sürgün edildim.

-Yakalandığımda ayağımdan yaralandım sol ayağımda hasar varır. 15 yıla yakındır rahmimde miyonlar var. Rahminin alınması gerekiyor fakat cezaevi koşullarında dolayı Kabul etmedim. Midemde ülser-gastirit var. migren, sinozit, bogazımda iç guatir, gözümde alarji, kalbimde sürekli çarpıntı var. Sürekli baş dönmesi, tansiyon düşüklüğünden dolay göz kararması oluyor. Nefes alıp vermede zorlanıyorum. Sol burnumda içte şişme vardır. Sürekli bende ateş yükselmesi ve terleme yaşanıyor.

– Sağlık sorunlarım cezaevine girdikten sonra başladı. 22 yıldır içerideyim her biri sağlık sorunum farklı zamanda başladığı için hangisinin daha önce olduğunu kestiremiyorum.

-Her cezaevinin kendine göre bir uygulama sistemi mevcut. Cezaevindeki doktorların- bağlantılı olarak hastanede ve cezaevinde olduğumuz için direk revire çıkma sorunu her zaman olmasa bile cezaevinden gittiğimiz için bizi doğru dürüst müayene etmeden sorunumuzu dinlemeden sanki hep psikolojik sorunla gidiyormuşuz gibi yaklaşıp ya antidepreson veriyorlar ya da ağrı kesici, birde doktorların revirde veya gittiğimiz hastanede olsun çoğu kişinin şahsında idolojik, irkçı şoven yaklaşımlar çıkıyor.

-Hastaneye eli kelepçeli götürülüyoruz. Birde bizi bölmeli ring arabasıyla hastane vb yerlere götürüyorlar. Kelepçeli muayeneyi etik bulmadığımızı, psikolojik olarak etkilendiğimiz için Kabul etmiyoruz, asker çoğu zaman kelepçelerimizi açmak istemez ken doktorlarda irkçı olduklarından dolayı askerlerin bu tavrını onaylayarak eli kelepçeli muayene etmeye çalıştıkları zaman kabul etmeyip bizi tekrar c.evine getiriyorlar. Örn. Bir kere iç guatırdan dolayı hastaneye götürüldüm, muayene esnasında kelepçelerimin açılmasını istedim Kabul edilmedi. Doktora çıkartmaları için yardım istedim bana cevabı “Senin elinden kelepçeleri çıkartmalarına gerek yok böylede muayene ederim” Son olarak bana “Senin elinde kelepçeyi çıkarırsak taklamı atacaksın” vb hakaret edici yaklaşımları oldu. Ben bu yaklaşımlarını ne Dr. ne de insanı kimliğine yakışmayan onur kırıcı bir yaklaşım olarak gördüm. Daha sonra suç duyurusunda bulundum ancak tek bir ifadeden sonra hiç birşey olmamış gibi yaklaşıldı.

Cezaevinde hastaneye gitmek başlı başına bir sorun cezaevinde daha çok pratisyen doktorlar getiriliyor. Onlarda ancak işler son noktaya gelince sevk yapıyor. Bazende sevklere 6 ay sonra gidiliyor. Bu böylesi bir sorun iken kişinin hakim seçme şansı yok bir Dr. olmadı diğerine gideyim veya farklı tercihlerde bulunma gibi şansımız yok zaten. Dışarda hiç olması insanın doctor seçme hakkı ve istediğin zaman doktora gitme kontrolleri yapma olanağı var. Malesef en son 27 kasım 2013`te hastaneye gittim başımın filimi çekilecekti bu filimi çekecek olan teknisyen (bayan) elimden kelepçeyi çıkarmasını istedim asker kabul etmedi teknisyende gerek yok dedi bende bu onur kırıcı bu yaklaşımları Kabul etmedim ve halen o filimi çekmemişim.

– Metriz R TIPI Cezaevini biliyoruz. Bir çok ağır hasta olan yoldaşlarımızı sözde tedavi için götürülüyor. Basında takip ettiğim kadarıyla oradaki insanlar hala can çekişiyor ve heran ölebilecek durumda olanlar var. Ağır bir hasta tutsak ne gibi bir tehlike oluşturabili ki? Bu insanların son günlerini ailenin yanında geçirmesinin kime ne zararı olarki? R TIPI hapishane yerine o hasta mahkumların yeri tam teşekkülü bir hastane ve ailelerinin yanıdır. Hastane cezaevinde tedavi olmak istemem aksine öylesi bir ortam insanın psikilojisini daha kötü etkiler.

– S275 sayılı yasada haberim var ancak zaten yanlı çıkan adlı tıp kurumun zamanı sayılı kalan insanlara istisnai bir şekilde rap. Verildiğini biliyorum istisnaide verilen rap.lar bu defa savcılığın keyfi ve şoven uygulamalarına takılıyor bu nedenle başvurmadım, başvurmayıda düşünmüyorum. Zira nasıl bir şeyle karşılaşacağımı biliyorum.

Sivil toplum kuruluşlarını duyarlı olmalı kamoyunun dikkatini c.evlerine çekmeli yine cezaevlerindeki hak ihlallerini teşir etmeli ve kamoyu oluşturmalı.

Aslında şöylenebilecek çok şey var ancak söylemenin çözüm getireceğine de inanmıyorum. Duyarlılığınızı ve girişiminizi çok önemsiyor ve teşekkür ediyorum. Çalışmalarınızdan üstün başarılar diliyorum. Umut ediyorum ki bu çalışmalarınızla kimbilir belki olumlu bir etkisi olur.

En içten selam ve sevgilerimi yolluyorum.

Sevgiler

Nurcan BAKIR

M. TİPİ C.evi

A/3   Gebze

KOCAELİ

 

Not: Zarfın içinde benim ve ferda ark. Mektubu vardır.

Nurcan Bakır Nurcan Bakır 2Nurcan Bakır’ın mektubunu bilgisayara aktaran gönüllümüz Gözde’ye teşekkür ederiz.

Reklamlar

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

Sayaç

  • 211,225 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Bize ulaşmak için:

e-posta: hapistesaglik@gmail.com
twitter: @hapistesaglik

Telefon / Faks: 0212 293 69 82

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

%d blogcu bunu beğendi: