Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

Kandıra Cezaevi’ndeki ülseratif kolit hastası tutuklu öğrenci Uğur Tekdal – 9 Mayıs Basın Açıklaması

Kandıra’da tutuklu bulunan, İstanbul Üniversitesi öğrencisi ülseratif kolit hastası Uğur Tekdal için arkadaşları İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüs önünde yarın saat 14.00’da bir basın açıklaması düzenleyecekler. Uğur’un hastalık durumu son 1.5 ayda 10 kilo verecek kadar ilerlemiş olmasına rağmen ısrarla tam teşekküllü bir eğitim hastanesine sevki yapılmıyor, hastalığıyla ilgili tam bir teşhis koyulması ve tedavisi engelleniyor. Uğur’un durumuyla ilgili bugün Ezgi Başaran radikal’de yazmış:

08/05/2013|

Hapisteki Uğur’un acısını Sertab Erener anlar

EZGİ BAŞARAN

EZGİ
BAŞARAN

Uğur ülseratif kolit hastası. Yıllardır bu hastalıkla cebelleşiyor, aynı Sertab Erener gibi. Ve aynı onun anlattığı acıları yaşıyor.

ütün hayatımın akışı değişti. Bağırsağımda bir yara vardı ve o yara yıllarca iyileşemedi. Hastaneler, diyetler, sokağa çıkamamalar, yataklar. Hayatım boyunca doğru dürüst bir şey yiyemedim. Günde 35 kere tuvalete gidiyordum, bağırsaklar hiçbir şey tutmuyordu. Yıllarca sadece et, haşlanmış pilav, patates yedim. Bu hastalığın adı kolit. Neden ve ne zaman çıkacağı belli olmuyor. Hastalığın nedenini bulan kişi Nobel Ödülü’nü alacak o yıl. Bir de bende tek bir yarayla başlayan hastalık ilerledikçe yaralar fazlalaştı, kansere dönüşme ihtimali doğdu. Ameliyat oldum. Üç aşamalı bir ameliyattı. İki kez daha masaya yattım, tam bir yıl torbayla gezdim. Bunun ameliyatı böyle oluyor.” Sertab Erener, 11 yaşından beri çektiği ülseratif kolit hastalığının nasıl süründürücü ve özel bakım gerektiren bir dert olduğunu böyle anlatmıştı yıllar önce Radikal’den Hızır Tüzel’e.

Sertab’ın bu sözlerini aklınızda tutun, şimdi ben size başka bir şey anlatacağım.

* * *

Geçen mayısta İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin kadınlar tuvaletinde bir patlama oldu. Bir ay sonra da üniversitenin kantininde Ülkücü Gençlik ile Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) arasında satırlı sopalı bir kavga… Bu iki olayın ardından bir çuval öğrenci tutuklandı. Ölçüm birimi olarak ‘çuval’ı seçmemin sebebi tutuklama işleminin (artık alıştığımız şekliyle) bir gizli tanığın ifadesine binaen, delillere bakmaksızın, gördüğünü, siyasi duruşunu bildiğini, bilip de beğenmediğini topla-götür metoduyla yapılmasındandır.
Bu metodun kurbanlarından biri 26 yaşındaki Uğur Tekdal’a bakın. Kantindeki kavganın koptuğu vakit final sınavındaydı. Ardından fakültenin dekanlığında 1 saati aşkın görüşme yaptı. O çıktığında kavga çoktan bitmişti, Uğur’un haberi bile yoktu.

Nasıl mevzua dahil oldu? Siyasi görüşü belliydi, DYG’den birçok dostu, ahbabı vardı ve gizli tanık o gün orada olduğunu söylüyordu.

Tuvaletteki patlama olayına nasıl dahil oldu?

O gün, kamera kayıtlarına göre tuvaletlerin bulunduğu koridora girmişti. Yani bir bölümde koridora girerken, diğerinde çıkarken görüntüleniyordu. Patlamanın olduğu kadınlar tuvaletine adımını atmamıştı (zaten kamerada da böyle bir görüntü yok) ama emniyet Uğur’un patlama öncesi kadınlar tuvaletinde ‘keşif’ yaptığını iddia etmişti.

Ha bir de tabii zamanında “Anadilde eğitim istiyoruz”, “Güneşin çocukları meydanlarda”, “Katil devlet hesap verecek” sloganlarının Kürtçe ve Türkçe yazılı olduğu dövizler taşıyan bir öğrenci grubuyla yürümüştü. Evet, kesinlikle yaptığından emin olduğumuz tek şey buydu!

* * *

Sonuç itibariyle… Uğur kamu malına zarar vermek, terör örgütü üyesi olmak, terör örgütü propagandası yapmak suçlamasıyla 1 yıl önce tutuklandı. Hâlâ içeride ve o koşullarda geçirdiği her gün hayati tehlikesini arttırıyor. Çünkü doktor raporuyla da sabit olduğu üzere, Uğur ülseratif kolit hastası. Yıllardır bu hastalıkla cebelleşiyor, aynı Sertab Erener gibi. Ve aynı onun anlattığı acıları yaşıyor. Öyle ki kendini yıkıldığı yerden kaldırıp son açık görüşe çıkması dahi bir meşakkat girdabına dönüşmüş 15 gün önce. Son 1.5 ayda 10 kilo vermesi, Erener’in anlattığı gibi vücudunun tükenmekte olduğunu, belki de hastalığın bağırsak kanserine dönüştüğünü gösteriyor. Ama tabii bunu bilemiyoruz çünkü avukatlarının tüm başvurularına rağmen Uğur tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilmedi. Kolitin kansere dönüşüp dönüşmediği belirlenmediği gibi bu ileri seviye kolite uygun bir ilaç tedavisi de başlanmadı. Ne zaman kıvransa cezaevi revirinin ve onların verdiği ağrı kesici hapların ötesine geçemiyor. E bu durumda… “Yaralar içindeki bağırsaklarına uygun diyet yemek yiyor mu” şeklinde bir sorunun da süper abes kaçtığını anlamışsınızdır.

* * *

Gencecik insanların yürüyüş yaptıkları, taşıdıkları dövizlerde makbul şeyler yazmadığı, evlerinde Mahir Çayan’ın hayatını anlatan kitap bulunduğu için hapislere düşmesine alıştık. En nihayetinde… Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi (TÖDİ) diye bir oluşuma ihtiyaç duyulan bir memleketteyiz. Fakat insan doğasının kaldırabileceği vicdansızlığın da belli bir gramajı var. Bu kadarı ağır geliyor. Hukukundan geçtik, hukuka sahip olmanızdan da geçtik ama biraz merhamet var sanırdık. O da mı yokmuş yahu?

Uğur gibi 122 kişi daha var

Hapishanede kaldığı her gün fiziksel olarak bitip tükenen Uğur gibi 122 kişi daha var. Mesela Sincan’daki Ahmet Öztürk’ün beyninde tümör var. Kocaeli’ndeki Bülent Özdemir wernicke-korsakoff hastası, Tekirdağ’daki Cemil Erdem gırtlak kanseri. Van F Tipi’ndeki Fahrettin Yürümez kanser ameliyatından sonra soluk borusuna takılan cihaz yardımıyla nefes alıp verebiliyor. Kırklareli F Tipi’nde yatan Hasan Alkış hem behçet hastası hem de kalp yetmezliğinden mustarip. Malatya F Tipi’ndeki Muharrem Menek akciğer, Metris’teki Hacı Nasır lenf, Diyarbakır’daki Taylan Çintay mesane kanseri. Bu listeyi uzatabilirim ama yapmayacağım. Bilin ki berbat durumdalar ve bu şekilde çok dayanamazlar. Bu devirde hapse düşmek de kanser olmak da her an hepimizin başına gelebilir, bir de böyle düşünün.

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi_basaran/hapisteki_ugurun_acisini_sertab_erener_anlar-1132621

 

Reklamlar

2 comments on “Kandıra Cezaevi’ndeki ülseratif kolit hastası tutuklu öğrenci Uğur Tekdal – 9 Mayıs Basın Açıklaması

  1. ezgi bal
    09 Mayıs 2013

    Ezgi Basaran in bu haberini okuduktan sonra tam olarak varliinizdan emin oldum. Ankaradayim doktoraya ve asistanlia hazirlaniyorum. Bu oluumun iinde yer almak istiyorum bir sre sonra istanbula gelmeyi dnyorum, size de ulamaya aliacaim teekkrler, hoakalin.

    Date: Wed, 8 May 2013 21:07:01 +0000
    To: my_ju6@hotmail.com

    • hapistesaglik
      10 Mayıs 2013

      selam, tutuklu öğrencilerle dayanışma insiyatifine TODI_ twitter hesabından veya facebook.com/TOGDI adresinden ulaşabilirsin. İstanbul dışından çalışan çok kişi var zaten, ben mesajını gruba da ileteceğim. sevgiler – Zeynep / Hapiste Sağlık

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Sayaç

  • 182,851 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Bize ulaşmak için:

e-posta: hapistesaglik@gmail.com
twitter: @hapistesaglik

Telefon / Faks: 0212 293 69 82

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

%d blogcu bunu beğendi: