Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

Af Örgütü’nün Dördüncü Yargı Paketi’ne Dair Açıklaması

Uluslararası Af Örgütü, cezai kovuşturmaları Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi içtihadı ve uluslararası insan hakları standartları ile uyumlu
hale getirme amacı taşıyan ve “Dördüncü Yargı Paketi” olarak da bilinen
yargı reformunu Meclis’e getirmeyi amaçladıklarını işaret eden hükümet
açıklamalarını memnuniyetle karşılamakta.

2012’de geçen üçüncü yargı paketi ifade özgürlüğü alanında değişiklikler
içerse de yeterli değildi; yargı sistemi içinde geniş çaplı insan hakkı
ihlallerini sonlandırmak için gerekli olan, özellikle de ifade, toplanma
ve örgütlenme özgürlüğü konularında, temel değişiklikleri içermiyordu.

Türkiye hükümeti “Dördüncü Yargı Paketi” ile yarattığı şansı, bugüne
kadar ertelediği temel değişiklikleri kabul etmek için kullanmalı.

Teklif edilen değişiklikler henüz kamuya açıklanmadı, Uluslararası Af
Örgütü’nün ulaştığı bilgiye göre tasarı, aralarında işkence suçlarında
zaman aşımının kaldırılmasının da olduğu birçok önemli değişiklik
içermekte. Uluslararası Af Örgütü’nün uzun süredir gerçekleşmesi için
çağrı yaptığı bu değişiklik kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilen
işkence karşısında cezasızlıkla mücadele adına kayda değer bir adım
teşkil ediyor.

Basında çıkan haberler, yargı paketinin son metninin olması
gerektiğinden daha az iddialı olduğunu öne sürüyor. Zorunlu askerlik
hizmeti konusunda vicdani ret hakkının tanınması ile ilgili daha önce
tartışma konusu olan yasal değişiklikler bu sefer kapsama alınmayacak.
Vicdani ret hakkının tanınmaması hükümetin belirttiği, yargı
sistemindeki insan hakları ihlallerini sona erdirme amacı ile açıkça
çelişmektedir. Hatta bu durum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin,
Türkiye’nin bu hakkı tanımayarak, din ve vicdan özgürlüğü hakkını
(Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 9) ihlal ettiği yönündeki
kararlarına nicelerini ekleyecektir.

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye hükümetini yasayı ifade özgürlüğü hakkı
konusunda uluslararası insan hakları standartları ile uyumlu hale
getirmek için aşağıdaki adımları atmaya çağırıyor:

*Doğrudan yasal ifade özgürlüğü kısıtlayan adil olmayan yasaları kaldırın *

Türk Ceza Kanunu’nun 301. Maddesi “Türk milletini aşağılama”, 318.
Maddesi “Halkı askerlikten soğutma”, 215. Maddesi “Suçu ve suçluyu
övmek”, 125. Maddesi “Hakaret”: Bu maddeler Ceza Kanunu’nun başka
maddelerinde ya da medeni hukukun kapsadığı maddeler dışında başka bir
amaca hizmet etmemektedir, sıkça ifade özgürlüğü hakkının ihlali için
kullanılmaktadır ve kaldırılmalıdır.

Türk Ceza Kanunu’nun 216. Maddesi “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik”in
tanımı çok geniş bir şekilde yapılmıştır ve uluslararası hukuk uyarınca
ifade özgürlüğü hakkına uygulanabilecek kısıtlamalardan daha geniştir.
Uygulamada ise egemen görüşler ve erk yapıları eleştirenlere yönelik
dava açmak için kullanılmaktadır. Ayrımcılık ya da şiddete varan
nefretin savunulmasını kovuşturmak için kullanılmak üzere uluslararası
insan hakları standartlarının gereklilikleri ile uyumlu bir şekilde
değiştirilmelidir.

*Terörle mücadele davalarındaki geniş çaplı ihlallere son verin*

Uluslararası Af Örgütü, Terörle Mücadele Kanunu’nun 6/2. Maddesi “Terör
örgütü açıklamalarını basmak ve yaymak” ve 7/2. Maddesi “Terör örgütü
propagandası yapmak”ın yalnızca şiddet eylemlerinin ve yöntemlerinin
alenen propagandasının kovuşturulmasını güvence altına alacak şekilde
değiştirileceği bilgisine ulaştı. Bu değişiklikler gerçekleştirilirse bu
maddeler uyarınca şu anda başlatılmış ve ifade özgürlüğü konusundaki
uluslararası standartları ihlal eden birçok kovuşturmayı da engelleyecektir.

Bu maddelerde yapılan değişiklikler şu anda yürürlükte olan terörle
mücadele yasaları uyarınca gerçekleştirilen, hak ihlali anlamına gelen
kovuşturmalar ve uygulamalar için var olan yüksek olasılığı ortadan
kaldırmak için tek başına yeterli olmayacaktır.

Daha da öncelikli olarak, hükümet, Türk yasalarında geniş ve muğlâk bir
şekilde tanımlanmış olan terörizmin tanımında değişiklik yaparak
uluslararası insan hakları ile uyumlu bir şekilde yasal açıdan açık ve
kesin bir hale getirmelidir.

Hükümet, Türk Ceza Kanunu’nun 314. Maddesi uyarınca terör örgütü
üyeliğini suç sayan hükümlerde ve bu maddeyle ilişkili olan Türk Ceza
Kanunu’nun bireyleri, “örgüt üyeleriymiş gibi” mahkûm etmeyi sağlayan
220. Maddesi’nde sadece tanımlanmış bir suç işlediği tespit edilen
bireylerin bu maddeler uyarınca yargılanabilmesini güvence altına alacak
şekilde değişiklik yapmalı. Şu an var olan bu tarz kovuşturmalar
bireylerin sadece yazıları, tanınmış siyasi gruplarla olan ilişkileri ya
da barışçıl gösterilere katılmaları temel alınarak, ifade, toplanma ve
örgütlenme hakkını ihlal edecek şekilde gerçekleşmekte ve hüküm
giymeleri sağlanmakta.

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye hükümetini taslak yasayı sunmadan önce
kapsamlı bir şekilde sivil topluma danışmaya ve Meclis’i, sunulan yasayı
uluslararası insan hakları hukuku ile uyumlu olmasını sağlaması için
kapsamlı bir şekilde incelemeye teşvik etmektedir.

Reklamlar

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 27 Şubat 2013 by in Genel Mahpus Hakları and tagged , , .

Sayaç

  • 232.664 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Bize ulaşmak için:

e-posta: hapistesaglik@gmail.com
twitter: @hapistesaglik

Telefon / Faks: 0212 293 69 82

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

%d blogcu bunu beğendi: