Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

İHD Diyarbakır: 306 ağır hasta mahpus var, yasal düzenleme yetersiz

“Adalet Bakanlığı verilerinden de anlaşılacağı üzere Adli Tıp Kurumu’nun kötü uygulamaları nedeni ile infazı geri bırakılmayan ağır hasta mahpuslar cezaevinde yaşamını yitirmekte ya da tahliye olduktan birkaç gün sonra yaşamlarını yitirmektedirler. 3’üncü fıkrada düzeltme yapılmadan eklenen 5’inci fıkranın uygulamada fazla bir karşılığı olmayacaktır.”

Cezaevlerindeki hasta tutsaklara ilişkin hazırladığı raporu açıklayan İHD Diyarbakır Şubesi, çeşitli ağır hastalıklarla cezaevlerinde zorlu şartlar altında kalan 306 tutuklu ve hükümlünün bulunduğunu duyurdu. Durumları ağır olan tutsakların sağlık raporları incelenerek hazırlanan raporda, cezaevindeki hastaların bir an önce salıverilmesi talep edilerek, Meclis’ten geçen yeni yasal düzenleme de eleştirildi.
 19  0  3

+A A

İHD Diyarbakır Şubesi, uzun süredir çalışmasını yürüttüğü cezaevlerindeki hasta mahpuslar raporunu dernek binasında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Hazırlanan basın metnini okuyan İHD Diyarbakır Şubesi Cezaevleri Komisyonu Üyesi Avukat Muhterem Süren, Türkiye’de insan hakları ihlalleri kapsamında en büyük sorunun yaşandığı yerlerin başında cezaevleri geldiğini ifade ederek, “İşkence ve kötü muameleden tutalım, sevk ve sürgünlere kadar birçok hak gaspının yaşandığı cezaevlerinde yaşanan en büyük sorun da hasta mahpusların içinde bulunduğu durum ve yetkili organların bu duruma karşı içinde bulundukları duyarsızlıktır” dedi. İHD olarak, uzun süredir hasta mahpuslara ilişkin kapsamlı bir çalışma içerisinde olduklarını kaydeden Süren, “Yaptığımız çalışmalar kapsamında Diyarbakır Tabip Odası, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Diyarbakır Barosu’nun da destekleriyle birçok cezaevi gezilmiş, çok sayıda hasta mahpusa ulaşılmış ve durumları hakkında başvurular alınmıştır. Son olarak raporları elimize ulaşan ağır hastaların raporları Diyarbakır Tabip Odası tarafından incelemeye tabi tutulmuş ve hastalıklarına ilişkin durum tespitleri yapılmıştır. Bu raporumuzu, yaptığımız bu kapsamlı çalışma ve partner kurumların incelemesi sonucu hazırlamış bulunmaktayız. Bizler karar mercii olmadığımız için, raporda kesin kanaatlere yer vermedik. Raporda yer alan isimler ve hastalıklarını gerek kamuoyu, gerekse yetkili mercilerin dikkatine sunarak, bu konuda duyarlılık yaratmayı amaçlamaktayız” diye konuştu.

306 hasta mahpus tespit edildi
Ayrıntılı raporda da görüleceği üzere hasta mahpusların sayısında ciddi oranda bir artışın gözlemlendiğini ifade eden Süren, “Bu da biz insan hakları savunucularını ciddi anlamda kaygılandırmaktadır. Raporda geçen rakamlara baktığımızda ulaşabildiğimiz 306 hasta mahpus bulunmaktadır. Bunlardan 50 kişinin ilgili sağlık kurullarından aldıkları sağlık raporları incelemeye alınarak, durumları hakkında tespitler yapılmıştır. Geri kalan bölüm ise, mahpusların yaptıkları başvurularda beyan ettikleri veya basın yayın organlarına yansıyan kısmi bilgiler ışığında düzenlenmiştir” dedi. İnsan hakları savunucuları olarak yıllardır hasta mahpusların durumuna dikkat çekmek amacıyla çeşitli raporlar yayınladıklarını, eylem ve etkinliklerle bu konuda duyarlılık yaratmaya çalıştıklarını belirten Süren “Ancak yaptığımız tüm bu girişimler bugüne kadar istenilen düzeyde karşılık bulmamış, yetkili organların duyarsızlığı devam etmiştir. Bunun sonucunda cezaevlerinde çok sayıda hasta mahpus son dilekleri olan ‘yakınlarının yanında son nefesini verme’ hakkından mahrum bırakılarak, cezaevlerinin kötü şartlarında ölüme mahkum edilmiştir” diye kaydetti.
‘Adli Tıp Kurumu tarafsızlığını yitirmiştir’
Bir süredir Meclis gündeminde olan ve bu hafta Genel Kurul gündemine getirilen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifinin dün itibariyle Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildiğini anımsatan Süren, çıkarılan yeni yasaya ilişkin şu görüşlere yer verdi: “Bu değişikliğin önemli maddelerinden biri de hasta mahpusların infazının geri bırakılması ile ilgili 5275 Sayılı Kanunun 16’ıncı maddesindeki değişiklik oldu. Yapılan değişiklikle, bu kanun maddesinin 2’inci fıkrasında geçen ‘Mahkumun hastalığının hayatı için kesin bir tehlike teşkil etmesi durumunda, hapis cezasının infazının iyileşinceye kadar geri bırakılması’ hükmüne, 5’inci fıkra eklenerek, ‘Ağır bir sakatlık veya hastalık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememesi durumunda infaz ertelenebilir’ şeklinde düzenlenmiştir. Bizler bu değişikliği iki yönden eksik ve yetersiz bulmaktayız. Kanun değişikliği metninde 16’ıncı maddenin 3’üncü fıkrasında belirlenen usule göre infazın geri bırakılabileceği belirtilmiştir. 16’ıncı maddenin 3’üncü fıkrası Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ya da Adalet Bakanlığı’nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurulları tarafından düzenlenip Adli Tıp Kurumu’nun onayladığı rapor üzerine infazın geri bırakılabileceği belirtilmektedir. Nitekim Adalet Bakanlığı verilerinden de anlaşılacağı üzere Adli Tıp Kurumu’nun kötü uygulamaları nedeni ile infazı geri bırakılmayan ağır hasta mahpuslar cezaevinde yaşamını yitirmekte ya da tahliye olduktan birkaç gün sonra yaşamlarını yitirmektedirler. 3’üncü fıkrada düzeltme yapılmadan eklenen 5’inci fıkranın uygulamada fazla bir karşılığı olmayacaktır.”
Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı’na tahliye çağrısı
Tüm bu nedenlerle bu kanun değişikliğinin hasta mahpuslar konusunda yeterli bir düzenleme olmadığını düşündüklerini kaydeden Süren, şunları söyledi: “Bu değişikliğin getireceği sonuçları ileride uygulamada göreceğiz. Biz bu nedenle hazırladığımız bu raporu Adalet Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlara sunarak, bir nevi kolaylaştırıcı rolü üstleneceğiz. Amacımız ülkenin kanayan bir yarası olan cezaevlerindeki hasta mahpuslar sorununa ivedilikle bir çözüm bulunmasıdır. Bunun için de bugüne kadar yaptığımız çalışmaları, artırarak devam ettireceğiz. Ayrıca yapılan kanun değişiklikleri ve düzenlemelerin de takipçisi olduğumuzu bir kez daha yenilemek istiyoruz. Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı makamından beklentimiz, yetkilerini kullanarak, ağır hasta olan mahpusların bir an önce tahliyelerini sağlamalarıdır. Aksi takdirde yapılacak hiçbir düzenleme bir anlam ifade etmeyecektir.”
İHD hasta mahpuslara ilişkin kampanya başlatacak
Basın açıklaması öncesi konuşan Şube Başkanı Raci Bilici, cezaevlerinin sıkıntılı bir alan olduğunu, bu kötü koşullarda hasta mahpusların durumunun daha da kötü olduğunu belirterek, bu duruma dikkat çekmek amacıyla hasta mahpuslara ilişkin bir rapor hazırladıklarını dile getirdi. Bilici, hazırladıkları raporu Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlara göndererek, hasta mahpusların durumuna dikkat çekeceklerini ve tahliyelerini talep edeceklerini, ayrıca bundan sonra her hafta bir hasta mahpusun durumunu gündeme getirecek şekilde bir kampanya başlattıklarını sözlerine ekledi.(diha)
Kaynak: hurbakis.net, 25.1.2013

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Sayaç

  • 258.450 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

Telefon: 0212 293 69 82
Faks: 0212 293 69 82
Danışma: 0212 252 53 11

e-posta: hapistesaglik@cisst.org.tr
e-posta: info@cisst.org.tr

Web sitesi: tcps.org.tr
Web sitesi: cisst.org.tr  
Blog: hapistesaglik.com
twitter: @HapisteNet

 

 

%d blogcu bunu beğendi: