Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

Hastane koridorunda kelepçeli mahpuslar… Görevlilerin ağzından kelepçeli muayene

dün bebeğimi ultrasona götürdüğüm hastanenin önünde cezaevi ring araçları bekliyordu. röntgen odalarının birinin önünde bekleyen rütbeli jandarma ve yanındaki infaz koruma memuru ile konuşup bilgi almak için gittiğimde mahpuslar kapıdan ellerinde kelepçelerle çıkarılıyorlardı… hapsihanelerdeki hastaların karşılaştığı rutin muamele hakkında görevlilerle konuşmak için belki de en iyi yer hapishane koridorları..

hastane

Hasta insanların hapishanelerde neler yaşadığı konusunda, onlara mektup yazarak doğrudan kendilerinden, ya da yüzyüze görüşerek yakınlarından, bir de medyada yayınlanan haberlerden bilgi alabiliyoruz. Sistemin uygulayıcılarından gelecek bilgi de çok önemli. Buna ulaşmanın bir yolu Bakanlık’tan izin alıp cezaevlerine giderek orada sormak, ama çok daha doğrudan ve rahat bir bilgi edinme imkanı, hapishane dışına çıkmış görevlilerle ayaküstü sohbet etmek. Büyük devlet hastanelerine gittiğinizde dikkat edin, binaların önünde bekleyen cezaevi ring araçları vardır çoğu zaman. Sıradan bir vatandaş olarak gidip o araçlardaki askerler, araç sürücüsü veya infaz koruma memurlarına sorun, çoğu zaman size anlatacaklardır.. onlar da şikayetçi bu sistemden…

Dün İstanbul’da bir hastanenin koridorunda gördüğüm rütbeli asker ile “Adalet Bakanlığı” kolluklu infaz koruma memurunun yanına yaklaştığım sırada, röntgen çekilen odanın kapısı açılıp, 20li, 30lu yaşlarında dört erkek mahpus çıktı. Hepsinin ellerinde kelepçe, yanlarında ikişer asker (jandarma) vardı. Onların çıkmasıyla birlikte rütbeli asker de onlarla beraber çıktı hastaneden. İnfaz koruma memuruna sordum, kelepçeli mi muayene ediliyorlardı? Evet, dedi. Bakanlığın mevzuatında kelepçeli muayene sadece zorunlu, özel durumlarda yapılabilir diyor ama..

– Biz de bütün mahkumlara uygulamıyoruz ama bazen böyle oluyor. Tehlikeli muhkumlar da var.

– Ama onların kağıtlarına “dikkat kaçar kaçırılır” diye damga basıyorsunuz zaten, o kadar çok olmaması lazım.

Görevli memur bu damgayı da bildiğimi görünce dediğimi onayladı, beni konuyu bilen biri olarak kabul ettiğini hissettim, samimi konuştuk.

– Ona biz karar vermiyoruz zaten. Asker karar veriyor. Onlar da gidecek zaten.

Evet, 2014’te.

– Yetki bize geçtiği zaman biz bu uygulamaların hepsini değiştirmeyi düşünüyoruz zaten.

Yetki sizde olsa ne yapardınız?

Biz kelepçeli muayene yaptırmazdık. Biz o konudaki eğitimlere de katıldık.

Şu anda kapının önündeki ring araçlarında da kelepçe takıyor musunuz?

– Takıyoruz.

Peki kelepçe takılıyken içerideki hücrenin kapısını da kilitliyor musunuz?

– Kilitliyoruz, mecburen. Bizim elimizde olan bir şey değil ona komutan karar veriyor.

Ama gerek var mı buna? Bir kaza olsa yangın olsa bu insanları nasıl çıkaracaksınız? Biliyorsunuz daha önce 5 kişi yandı bu şekilde, hiç mi ders almıyorlar yaşananlardan? Öyle bir durum olsa bu insanları çıkarabilecek misiniz?

Öyle bir şey olursa mahkumları kurtaramayız ama inşallah olmaz diye ümit ediyoruz.

Mevzuata göre araçta da kelepçe olmaması lazım, diye biliyorum.

– Bakın bu komutan bunları kabul etmez çünkü mahkumların saldırısına uğradı. *** Adliyesine mahkemeye tutukluları getirirken bir olay olmuştu belki duymuşsunuzdur, tutuklular ve aileler birbirine girmişti, bu komutan o olayda yaralandı. O yüzden bu komutan kelepçeleri açtırmaz. Mesela bizim cezaevinin girişinde, geçici olarak 20 kadar kişinin konabildiği bir nezarethane var, orada bile kelepçe takıyoruz. Buna gerek yok aslında. Zaten aslında bu kelepçe de çok göstermelik bir olay. Bu mahkumların ilk defa cezaevine gireni bile girer girmez ellerini şöyle birbirine sürte sürte kelepçeyi çıkarmayı hemen öğreniyor aslında. Bunlar sadece dışarıdan güvenli görünsün diye takılıyor.

Ama o da aslında insan haklarına aykırı bir şey, kimse bu şekilde görünmek istemez.

Evet haklısınız bu da bir problem zaten.

(…)

Bu ring araçlarını da (en küçük olanları) değiştirecekler herhalde.

Valla değiştirseler iyi olur çünkü içerisi öyle bir kokuyor ki inanamazsınız. Biz de şikayetçiyiz, her gün o araçlarla mahkumları taşıyoruz gerçekten dayanılmaz bir kokusu var o araçların. Yani hem mahlumlar hem de o araca binen asker de infaz koruma memuru da mağdur bu durumdan. Biz de değişmesini istiyoruz.

Hastane koridorunda gördüğüm infaz koruma memuruyla yaptığımız konuşma aşağı yukarı böyle. Kolay gelsin diyip ayrıldım yanından. Savunulacak yeri kalmamış bu sistemin bir an önce değişmesini diliyoruz hepimiz. Benzer fırsatlarda siz de cezaevi görevlileriyle konuşursanız en azından kamuoyunun hapishaneler konusunda duyarsız olmadığını bilenler çoğalır…  (Zeynep, Hapiste Sağlık Girişimi)

Reklamlar

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 20 Ocak 2013 by in Hapisteki Hastalar and tagged , , , .

Sayaç

  • 185,545 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Bize ulaşmak için:

e-posta: hapistesaglik@gmail.com
twitter: @hapistesaglik

Telefon / Faks: 0212 293 69 82

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

%d blogcu bunu beğendi: