Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

%79 görme engelli mahpus: intihar etmek istemiyorum!

“Ben hem Gözlerimden %79 Görme engeliyim hemde cinsel organımdan 3 kez riskli amaliyat geçirdim ve şu an sıkıntı yaşıyorum ve bu piskolojik olarak’da beni ciddi anlamda zorlamaktadır… insan herşeyinden koparılıp buraya sorgusuz sualsiz atılınca kendini yalnız, sahipsiz, çaresiz hisseder kimi zamanlarda bu durumlar insani ölüme götürür. ben bu sıkıntılardan dolayı 3 kez intihar girisiminde bulundum yani o derece insanı yalnızlaştırma politikası uygulanmakta ve bundan dolayı ciddi ruh sağlığı ve Ruhta boşluk yaşamaktayım bazen kendimi boş yere yaşadığımı insanlığın öldüğünü merhametin ve insanlığın olmadığını düşünüyorum ve çok büyük boşluklar yaşayarak kendimi kontrol edemeden intihar girişimlerinde bulunuyorum ve birgün bu piskoloji nedeniyle kendime zarar vermekten korkuyorum…” (24.08.2012)

  1. Bize kendinizi anlatır mısınız?

(Kendinizi istediğiniz gibi tanıtabilirsiniz, isterseniz yaşınızı, işinizi, cezaevine girmeden önce nerede, nasıl yaşadığınızı, ailenizi, neleri sevdiğinizi, umutlarınızı, hayallerinizi yazabilirsiniz.)

Ben 25 yaşındayım adım *** Diyarbakır *** doğumluyum 6 yaşımda yani 1992’de babam Kürtçe sarkı dinledi diye kör bir kurşunla basına sıkılarak infaz edildi ve öldürüldü düşe kalka çocukluğumu yaşamadan olgunlaşmaya ve yaşamımı sürdürmeye çalıştım. Ailem ve ben çok büyük sıkıntılar yaşayarak bugüne geldik. Bu ülkede adalet var sanıyordum ancak söz konusu biz Kürtler olunca adalet yok oluyormuş bizler için uygulanmıyormuş adaletin olduğunu sanmıştım ne yazık ki yanılmışım adalet bizler için yokmuş. Babam 20 senedir öldürüldü katili hala bulunmadı daha doğrusu bulunmak istenmedi bu nedenle Adalete olan güvenim hiç kalmadı. Tüm zorluklara rağmen okudum Eğitim hayatım babamın ölümünden sonra maddi sıkıntılardan dolayı lise 3ten terk etmek zorunda kaldım %71 ile %79 Görme engelli olduğum için çalışamıyordum ve hep kardeşlerim bana sahip çıktılar 2000 yılında istanbula geldim ailem ile birlikte ve Gözlerim % 79 engelli olduğu için özürlü maaşı bağlatmak istedim Ancak rahatsızlığım görülmesine rağmen Ankaradan engelli maasıma red cevabı gelince bende neden red edildiğini öğrenmek ve tekrar maaşa bağlanabilmek için BDP ilçe binasına giderek bir Avukat Talebinde bulundum ve BDP (Sultangazi) ilçe binasında aşağı inip eve giderken bir gencin yanına gidip bir adres sorarken ve sigaramı yakmak için ateş isterken Polisler tarafından göz altına alındım ve ogün bugündür cezaevinde tutulmaktayım sizlere özetle kendimi böyle tanımlayabilirim ve bu vesile ile ciddi madduryet yaşadığımı belirtmeliyim

2.   Ne zamandır cezaevindesiniz? Eğer ceza aldıysanız cezanız ne kadar, almadıysanız kaç yıl ceza ile yargılanıyorsunuz?

11 09 2010 Tarihinden bu yana cezaevinde tutukluyum ve henüz cezam kesinleşmiş değil 14 ile 28 yıl arası ceza istenmektedir. 28 yıla kadar isteme yetkileri ÖYMler [Özel Yetkili Mahkeme] nedeniyle vardır. hükümlü değilim 10 Ağır Ceza mahkemesinde davam devam etmektedir. 

  1. Rahatsızlığınız nedir? Bugünlerde kendinizi nasıl hissediyorsunuz, sağlığınız nasıl?

Ben hem Gözlerimden %79 Görme engeliyim hemde cinsel organımdan 3 kez riskli amaliyat geçirdim ve şu an sıkıntı yaşıyorum ve bu piskolojik olarak’da beni ciddi anlamda zorlamaktadır. ama tedavi olmak isteyince bu şartlardan kaynaklı hem zarar görmekten endişeliyim hemde Doktorlar başından salar gibi formalite icabı tedavi edip gönderiliyordum yani şu an tedavilerim durduruldu. bu sıkıntılar cezaevi koşullarında inanılmaz bir piskoloji ve Ruhsal bozukluklara yol açtığından dolayı Sağlığımdan endişeleniyorum ve bu piskolojik durumda ortaya çıkınca buralar biz hasta ve tutuklu-Hükümlüler için dayanılmaz oluyor Cezaevleri mezarlıktan bir farkı yoktur. bizlerde bu mezarlığın ölüleri olarak kendimi bu piskolojide görüyorum yani bizler için buralar ölüm kampı durumuna gelmiştir. Birde buna cezaevinin ve idaresinin keyfi uygulamaları eklenince sorunlarımız kat, kat artmaktadır. Örneğin cezaevine girerken arama esnasında onur kırıcı bir şekilde çırıl çıplak arama bahanesiyle zorla soyulmaktan tutalım işkence ve süngerli odalara kadar bir çok insanlık dışı uygulamalar sergilenmektedir. Sizler biraz olsun bu şartlar altında yaşasaydınız insanlık adına kendinizi nasıl hissederseniz bende kendimi öyle hissediyorum daha sonra’da bu konuları bu mektupta açıklayacağım ama öncelikle bir insan Hürriyetinden ve ailesinden ayrı kaldımı kendini nasıl hisseder ona değinmek istiyorum yukarda’da değinmiştim buralar bir mezarlıktır. bizlerde yaşayan ölüleriz insan herşeyinden koparılıp buraya sorgusuz sualsiz atılınca kendini yalnız, sahipsiz, çaresiz hisseder kimi zamanlarda bu durumlar insani ölüme götürür. ben bu sıkıntılardan dolayı 3 kez intihar girisiminde bulundum yani o derece insanı yalnızlaştırma politikası uygulanmakta ve bundan dolayı ciddi ruh sağlığı ve Ruhta boşluk yaşamaktayım bazen kendimi boş yere yaşadığımı insanlığın öldüğünü merhametin ve insanlığın olmadığını düşünüyorum ve çok büyük boşluklar yaşayarak kendimi kontrol edemeden intihar girişimlerinde bulunuyorum ve birgün bu piskoloji nedeniyle kendime zarar vermekten korkuyorum yani kısacası böyle bir ruh hali yaşıyorum Sağlık durumumdaki son nokta ise cezaevine girmeden önce %71lik engeli halim %79a yükseldi ve sol gözümde görme yeteneğimi kaybetmekle karşı karşıyayım diğer sağlık sorunlarımda ise revire çıktığımda yüzümüze bakılarak kafalarına göre ilaç yazılmakta hastaneye sevk edilme durumu olsa dahi 6,7 aydan önce bu sevk gerçekleştirilmemekte yani hastaneye gidebilmek için 7 ay bekledikten sonra sevkimiz gerçekleşmektedir. 

  1. Hasta olduğunuzu ne zaman, nasıl öğrendiniz?

Gözlerimde Rahatsızlığım Doğuşumdan beri vardı ancak ilerlediğini yeni öğrendim cezaevinde olduğum süreç içerisinde görme kaybım daha’da yükseldi

  1. Cezaevinde revire çıkmakta, doktorla görüşmekte sıkıntınız oldu mu?

Revire çıkmakta sıkıntım olmadı ancak daha öncede belirtmiştim Revire çıkarken hastaneye sevk istediğimde Tedavi edilmeden rahatsızlığımın ne olduğu bilinmeden ilaç yazılıp odaya getirilmekteyim ikinci bir husus ise ellerimiz kelepçeli Tedavi edilmek istenmekteyiz hastanede elerimiz kelepçeli tedavi edilmek istemediğimizde doktorlar siz derdinizi ağzınızla anlatıyorsunuz kelepçenizin açılmasına gerek yoktur diyerek bizi tedavi etmemektedir. Kelepçeli tedavi insanlığa sığmayan faşizan bir tutumdur. aynı zamanda Doktorların görevi bize laf yetiştirmek değil insani koşullarda tedavi etmektir. ancak doktorlar kimliğimize bakıp ırkçı tutumlar sergilemektedir. Buda ettikleri hipograt yeminine aykırı bir davranıştır. Bu tutumların derhal durdurulması ve insan sağlığı için uygun koşullarda tedavi olanağının sağlanması gerekir. bu hususlarda duyarlı olunması için çağrılar yapılması gerekir. işte bu tür sıkıntılar yaşamaktayız ve onurumuz zedelenmektedir. Bundan kaynaklı piskolojik sorunlarımda gelişmektedir adeta bu tutumlarla insan yerine konulmamaktayız herşey adabına ve usulüne göre olmalıdır ama yazık ki bu böyle olmamaktadır.

  1. Hastaneye nasıl götürülüyorsunuz? Bu konuda bir sıkıntınız var mı? Örnek verebilir misiniz?

Hastaneye götürüldüğümüzde ring aracında ellerimiz kelepçeli halde götürülmekteyim oda yetmezmiş gibi ring aracının içine konulduğumuz hücre kapılarıda asma killitlerle kapatılmakta buda olası bir kaza veya yangın esnasında bizleri daha kolay öldürmek için konulmuş ve uygulanmakta olan bir yöntemdir. Bunun örneğini Van’dan istanbula nakledilen tutukluların bulunduğu ring aracındaki yangınla birlikte yaşamını yanarak yitiren mahkumlar bu şartlar yüzünden bilerek ölüme terk edilmişti ancak tüm yaşananlardan ne yazık ki ders alınmamış olacak aynı yöntemler uygulanmaya devam etmektedir Sizlerden bu yöntemlerin Adalet Bakanlığınca durdurulması için çağrılar ve görüşmeler yapmanızı Taleb ediyorum Ring aracında kelepçe takılmaması için çalışmalar yapmanızı rica ediyorum

  1. Hasta olduktan sonra cezaevi hayatı sizin için nasıl oldu? Örnek verebilir misiniz?

Hasta olduktan sonra cezaevleri bizler için bir ölüm kampına dönüşmektedir ve ben böyle görüyorum Sesimizi duyan cezaevlerindeki hak ihlalleri ve ırkçı davranışları da buna eklenince buna dur demesi gerektiğine inanıyorum Buralar insanı yalnızlaştırma ve ölüme terk etme yerleri, kampları olarak görüyorum keyfi uygulamalarla hayali gerekçelerle ve disiplin cezaları ile insanı yaşamdan soğutan bir mezarlık olarak görüyorum ve öyle hissediyorum kısacası dışardan buralar olduğu gibi görülmüyor. 

  1. Cezaevinde olduğunuz için hastalığınızın teşhis ve tedavisinde herhangi bir aksama oldu mu? (Dışarıda olsaydım bunlar başka türlü olurdu diyeceğiniz konular var mı?)

Evet tedavilerimde aksama oldu nedeni ise çıkarıldığım doktorlar dahi bizleri ellerimiz kelepçeli tedavi etmek istedi ve bende bu insanlık dışı uygulamanın son bulmasını ve doktorların hipograt yeminlerinin arkasında durmak ve görevlerini yapmak zorunluluğu olduğunu söyleyince tedavi edilmeden geri gönderildiğim zamanlar oldu. Ve şu an hem piskolojik hem sağlık sorunları yaşıyorum bazen kendimi kontrol edemiyorum ve kendime zarar verebiliyorum bu nedenle birkaç kez intihar girişimlerim oldu yani burda piskolojik sorunlar yaşıyorum. 

  1. Doktor, hemşire gibi sağlık çalışanlarından, diğer görevlilerden olumsuz bir tavırla karşılaştınız mı?

Hastanede Doktorlar ırkçı davranışlar göstererek “hem Devlete kurşun sıkıyorsunuz hemde sizi tedavi etmemizimi istiyorsunuz.” diyerek ırkçı davranışlar içine girmektedir. örneğin ellerimiz kelepçeli iken tedavi edilmesine karşı çıkarsak Tedavi edilmemekle tehdit edilmekteyiz. Bir örnek daha vermek gerekirse Cezaevi idaresi tarafından Teslimyet dayatılan bir siyasi tutuklu arkadaşımız OKAN DUMAN Şu an bulunduğumuz *** odasına getirilmeden Teslimyet ve ihanetçilik dayatıldığı için Bedenini ateşe vermiştir ve vucutunda 2 derecede yanıklar bulunmaktadır. Tedavisi yapılmak için hastaneye götürüldüğünde cezaevinin kendisine ait 2 adet Ambulansı bulunmasına rağmen Irkçı askerlerin bulunduğu ring aracıyla götürülmektedir. bu başlı başına bir işkencedir. Ring aracıyla hastaneye götürüldüğünde zaten bedeni yanık olan Arkadaşımız ring aracında giderken vucudu kanamaması için bedeni sarsılmadan gitmesi gerekirken öyle yapılmıyor arkadaş yanımıza geldiğinde vucudu kanlar içinde getiriliyor bu bir insanlık suçudur. Ambulansla götürülüp-getirilmesi gereken arkadaşımız işkence çektirilerek tedavisi yapılmaktadır. Aynı zamanda arkadaşımızı ring aracına bindirilmesine hiçbir asker yardım etmiyor tam aksine sürünerek kendin bin deyip alay ediyorlar yine Askerler Tarafından ölümle Tehtit edilmektedir ve onu Tedavisini yapan doktorlarda bu ırkçı askerlerden kalır bir yanı olmadan “Hem Devlete kurşun sıkıyorsunuz hem de sizi tedavi etmemizimi istiyorsunuz” diyerek Tedavisini gerektiği gibi yapmadan geri cezaevine getirilmektedir. Kısacası yani Doktordan askerine kadar hepsi insanlık bir yana ırkçı milliyetçi tutumlar sergilemektedirler bu davranışların bir an önce son bulması için gerekli çalışmalarınızı yapmanızı Taleb ve rica ediyorum Bu insanlık adına önemli bir noktadır bu sorunlarımızın artık görülmesini ve sorumluların Teşhir edilmesini ve gerekli çalışmalarınızı önemle vurguluyorum bu yaşanan sorunlar bende inanılmaz bir ruh halini oluşturmuştur bende ne yapacağımı bilmiyorum 

  1. Hasta haklarını biliyor musunuz? Haklarınızı kullanabiliyor musunuz?

Ben şahsım olarak tam bir şekilde hasta haklarımı bilmiyorum. Ama olan haklarımıda tam kulanamıyorum

  1. Hastalığınız konusunda size nasıl bilgi veriliyor? Bu konudaki duygu ve düşüncelerinizi anlatır mısınız?

Revir veya hastaneye gittiğimizde hastalığımız hakkında bize bilgi verilmiyor biz öğrenmek için ancak raporlarımızı isteyebiliyoruz Kısaca duygularım ise ölürsem hangi hastalıktan öldüğümü bilmeden yaşıyor olmamdır insan yerine konulmuyoruz bunun için vijdan sahibi olan herkesin bu vahşette dur demesi gerekir düşüncelerim bunlardır.

  1. Adalet Bakanlığı, Türkiye’nin her yerindeki, durumu ciddi olan hastaların İstanbul Metris Cezaevi’nde yeni kurulan “hastane cezaevi”ne nakletmeyi ve burada tedavi edilmelerini düşünüyor. Bu konuda siz ne dersiniz? Hastane cezaevinde tedavi olmak ister misiniz? Neden?

Eğer hasta Tutukluların Tedavisi gerçekten alacaksa güzel bir çalışma olacağını düşünüyorum ve Gözlerimin tedavisi içinde hastane cezaevinde Tedavi olmak için kalmak isterim ancak bu ne kadar olur onu bilmem her şeyden önce önemli olan Sağlık olduğu için önemli bir adım olarak Adalet bakanlığının düşüncesine önemsiyorum ancak bu ne kadar gerçekçi bir çalışılmadır onunda tartışılması gerekir.

  1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16.maddesi ‘Hapis Cezasının İnfazının Hastalık Nedeni ile Ertelenmesi’ başlığını taşır. Bu maddenin 2. fıkrası ve Hapis Cezasının Ertelenmesi Hakkında Genelge’ye göre; “Diğer hastalıklarda (kanser hastaları gibi) cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.” Bu düzenlemeden yaralanabilmek için bir geri bırakma kararı gerekmektedir. Bu karar, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Anılan düzenlemeden açıkça anlaşıldığı üzere, geri bırakma kararına ilişkin olarak sorumluluk Adli Tıp Kurumundadır. Kurumun raporu sonucu, hükümlünün infazının ertelenmesine veya ertelenmemesine karar verilecektir.

 Bu yasa maddesinden haberiniz var mıydı? Bu konuda bir başvuruda bulundunuz mu, bulunduysanız sonuç ne oldu?

Sağlık durumum ve %71 ile %79 Görme engeli oluşum belirtiğiniz hususlara uygun olmadığı için böyle bir düzenlenme bana uygun görülmez Ancak Adli kontrol ile Tahliyem olabilir bu nedenle bu sorunuza gerekli cevabı verebilmek mümkün değildir.

  1. Sizce hasta mahpuslar için neler yapılabilir? Devlet ve hapishane idareleri neler yapabilir? Sivil toplum kuruluşları ne yapmalı?

öncelikle Devlet Irkçı davranmamalı bizleri potansiyel bir suçlu olara görmemeli Tutukluluk süreleri cezaya dönüşmemeden süreleri indirilmeli herşeyden önce insan haklarına uygun hareket edilmeli, hak ihlaleri giderilmeli, yaşam hakkımı alamak üzere tüm haklarımız gasp edilmemeli, cezaevleri personeli tarafsız kurumlar tarafından eğitilmeli, ırkçı faşizan davranışlardan vazgeçilmeli ve insana insanca davranılmalıdır. bu koşularda yaşanan sıkıntılar STKlar tarafından sorumluları teşhir edilerek topluma yansıtılmalı

  1. Bunların dışında söylemek istediğiniz şeyler varsa lütfen yazın.

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine değinmek istiyorum öncelikle bu hak ihlalerini mektubunu elimden geldiğince anlatım ancak bu kadarla sınırlı olmadığını belirteyim

  1. Tutuklular cezaevine ilk geldiğinde Arama bahanesiyle çırıl çıplak soyulup onur kırıcı şekilde arama yapılmaktadır
  2. Cezaevinde bir yere götürüldüğümüzde hem üzerimiz elle aranıyor hemde Dedektör cihazı ile aranmamız yapılıyor ya elle aranmamız ya da dedektör cihazı aramasından birinin uygulanması insan haklarına uygun olur
  3. Haftalık yazdığımız gazetelerimiz türlü, türlü gerekçelerle el konulmakta verilmemekte
  4. Banyo yapmak için normal şartlarda 2 kez sıcak su verilmesi gerekirken Bir defa veriliyor oda su saatinin bitmesine 10 dakika kala verilmektedir ve biz bu durumda hem fiziki temizliğimizi yapamıyoruz hemde ben ameliyatlı olduğum için sürekli intihap olmaması için sürekli temizlenmem gerekiyor ancak bu koşular yaratılmadığından sağlığım tehlikeye giriyor sağlığıma bir şey olursa cezaevi idaresi sorumludur.
  5. Oda değişimi yapmak istediğimizde Taleblerimiz orta çağ zihniyetinden kalma hayali gerekçelerle red ediliyor
  6. Odalarımıza zorla baskın yapılıp darp ediliyoruz. Süngerli odaya ve Hücreye sürüklenerek götürülüyoruz. A takımı personeller tarafından işkenceye maruz kalıyoruz
  7. Teslimyet ve ihanet dayatılarak bağımsızlaştırmaya çalışılmaktadır.
  8. Yemekleri güzel gelmiyor çok yağlı yemekler veriliyor buda ciddi hastalıklara yol açıyor
  9. Sohbet saatlerimiz 10 saat olması gerekirken Haftalık ancak haftada 5 saat çıkarılıyoruz hakımız gasp ediliyor bu şekilde
  10. Bize gelen kitaplarımız Akla hayale sığmayan gerekçelerle el konulmakta verilmemektedir.
  11. Mektuplarımızı zaman zaman imha edilmekte ve gönderilmemekte ve bu gerekçelerle haberleşme hakkımız gasp edilmektedir.
  12. Burda hem piskolojik baskı hem fiziksel baskı uygulanmakta bu konuda birçok suç duyurusu yapmamıza rağmen bir sonuç alamamaktayız
  13. Kelepçeli tedavi edilmek istenmektedir.
  14. Hastaneye veya mahkemelere gittiğimizde Askerleri ırkçı davranışlarına ve küfürlerine maruz kalmaktayız.

Değerli CİSST çalışanları sizlere kısaca yaşanan hak ihlallerini yukarıda sıraladım Birazda şu anki yaşadığım madduriyeti anlatmak istiyorum

Hiç bir somut delile dayanmadan 2 yıldır cezaevindeyim buna engelli hallim’de eklenince kendimi ölüme terk edilmiş bir insan olarak görmekteyim belki duygularımı anlatmakta zorlanıyorum inanınki buralar insanı yalnızlaştıran kişisizleştiren acımasız politikaların yürütüldüğü alanlardır. Hiçbir şekilde hükümet ve yetkili kurumlar sesimizi duymak istememektedir. Yaşadığım madduriyet sadece benimle sınırlı değil Ailemde ciddi anlamda maddur edilmiş durumdadır. Zaten ailemin bu maduriyetini de düşündükçe kendimi kontrol edemiyorum sürekli kendime zarar veriyorum aynı zamanda devamlı birilerinin yardımıyla yaşamımı sürdürmek benim için çok zor bir durum olmaya başladı koşullarımız zor şartlar altında devam etmektedir. Daha öncede bu piskolojik rahatsızlığımdan dolayı Bakırköy Akıl ve Ruh hastalıkları hastanesinde 6 ay’a yakın piskolojik tedavi gördüm ve şu an aynı sıkıntılarım devam etmekte ve zor günler yaşamaktayım ben bir an önce bu tutuklu halimin sona ermesi için girişimlerde bulunmanızı en azından adli kontrol ile tahliyemin sağlanması için yardımcı olmanızı Taleb ediyorum ve Tüm hasta tutuklu-hükümlü arkadaşlarımızında bir an önce serbest bırakılması için basın aracılığıyla hükümet çağrılar yapmanızı istiyorum artık birileri bizim sesimizi duymasını istiyorum

Sizlere son satırlarımı yazarken tekrardan bizimle ilgilendiğiniz için sesimizi duymaya ve duyurmaya çalıştığınız için sizlere çok teşekkür ederim ve çalışmalarınızda başarılar dilerim kendinize iyi bakın özgür yarınlarda buluşmak umuduyla sevgi saygılarımla Tekrardan selamlarımı yolluyorum

Özgür yarınlara doğru Barış ve

kardeşliği getireceğimiz umudu

ile selam olsun sizlere

***

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Sayaç

  • 260.723 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

Telefon: 0212 293 69 82
Faks: 0212 293 69 82
Danışma: 0212 252 53 11

e-posta: hapistesaglik@cisst.org.tr
e-posta: info@cisst.org.tr

Web sitesi: tcps.org.tr
Web sitesi: cisst.org.tr  
Blog: hapistesaglik.com
twitter: @HapisteNet

 

 

%d blogcu bunu beğendi: