Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

Bakırköy Cezaevi’nde ölen Magdalena de Winnaar’ın bize yazdığı ilk mektup…

Bakırköy Kadın ve Çocuk Cezaevi’nde lenf kanseri olduğunu, Zeynep Kuray’ın haberinden öğrenip mektuplaşmaya başladığımız Magdalena’nın ölüm haberini koğuş arkadaşları ziyaretçilerine söyleyerek, 5 Eylül Çarşamba günü bize ulaştırdılar… 4 Eylül’de kaybettiğimiz Magdalena de Winnaar’ın mektubunun tamamı:

27 Temmuz 2012

Bakırköy

Sevgili Zeynep,

Senden mektup aldığıma çok şaşırdım. Durumumu bilen birileri olduğundan hiç haberim yoktu. Bu kadar uzun zamanda cevap verdiğim için özür dilerim, önce pul bulmam gerekiyordu. Normalde mektup yazmıyorum ve bana mektup da gelmiyor. Cuma günü iki bey beni görmeye geldi bu da başka bir sürpriz oldu. Onlara Türkçe olan ilk mektubu aldığımı ama senden bana bunu İngilizce olarak göndermeni isteyeceğimi söyledim. Bana bir sürü soru sordular ama bazı şeyleri başka türlü söylemek isterdim ama orada iki müdür, doktor ve başka insanlar vardı ve kendimi açık cevap verecek kadar rahat hissetmedim.

O iki bey gittikten sonra 50 liralık bir makbuz aldım. içlerinden biri benim hesabıma yatırmış. Lütfen mümkünse benim için onlara teşekkür eder misin. Bu para sahiden çok işime yarayacak burada almam gereken çok şey var. Hastalanmadan önce örgü örüp tığ işi yaparak kışın bundan birazcık para kazanıyordum. En azından temizlik malzemesi filan alabiliyordum. Burada bize hiçbir şey vermiyorlar, ne içecek su ne sabun ne diş macunu, şeker vb, sadece bedava çay var. Bana kimseden para gelmiyor çünkü ailem yok ve elçilik yardımcı olmuyor. Ayrıca 3 kız için ayda 5’er liradan bizim koğuşun koridorunu temizliyordum ama şimdi temizlik ya da ağır işler yapmama izin verilmiyor. Lütfen beylere benim için teşekkür et, ağladım, çünkü burada çok fazla iyi insan yok.

28 Eylül’de tekrar mahkemeye çıkacağım. Henüz ceza almadım. 7 Mayıs 2011’den beri buradayım ve davamın yakında biteceğini umuyorum. O beylere bazı gerçekleri anlattım, eminim sana bilgi vereceklerdir. Suçum Türkiye’ye 1½ kilo kokain sokmaktı. Havaalanında yakalandım, bunun normal cezası 12 ½ yıl. Ben 58 yaşındayım, dolayısıyla burada daha kaç yıl kalmam gerekecek bilemiyorum. Hastanedeki doktor kanseri şimdilik kontrol ettiklerini söyledi ama iki sene sonra tekrar çıkacakmış. Bazen çok korkuyorum ve başıma ne gelecek bilmiyorum. Türkiye’de öleceğim diye korkuyorum. Burada güvenebileceğim ve konuşabileceğim kimse yok. Sana durumum hakkında anlatabileceğim başka şeyler de var ama önce eğer bana soruları İngilizce olarak gönderebilirsen senin sorularını cevaplayayım.

HYD’den görüşçüm olmak isteyen İngilizce bilen avukattan bahsetmişsin. Bunu çok isterdim ama buradan aile dışında hiç kimseyi aramama izin vermiyorlar, Konsolosluğun yazılı izni olmadan arkadaşları, avukatları arayamam ve o izni de vermeyecekler. Burada bana ziyarete gelinmesi mümkün mü bilmiyorum, bunu öğrenmeye çalışıp sana haber veririm.

Şu andaki sağlık durumum, hâlâ kemotrapi görüyorum ve 4 defa daha hastaneye gitmem gerek (8 kemoterapi tedavisini tamamlamam lazım). Boynumdaki şişlik geçti ve eskisi gibi normal görünüyorum. Benim fotoğrafımı gördün mü bilmiyorum, biyopsi için doktora gittiğimde boynumun resimlerini çekmişti.

Hapishaneye yaklaşık bir yıl 3 ay önce geldim. İki ay kadar sonra doktora gittim çünkü bir kulağımın arkasında küçük bir kitle, kolumun altında da iki kitle buldum. Doktor beni test ve mamografi için hastaneye gönderdi. İki ay bekledim sonra tekrar doktora gittim çünkü bu arada koltuk altımdaki kitlelerin sayısı 6ya çıktı, başka testler için geri gönderildim. Yine aylarca hiç haber gelmedi. Sonra şubatta ya da martta tekrar gittim çünkü boynumun arkası ağrıyordu. Doktor boyun kaslarımda enflamasyon olduğunu söyleyip bana ağrı kesici ve krem verdi. Bir hafta kadar sonra boynumun ön kısmı şişmeye başladı, yutmakta zorlanıyordum. Başka testler için tekrar gittim ama o zamana kadar tedavi görmedim. Bundan sonra bana ağrı kesici bir ilaç verilmeden önce hastaneden sonuç gelmesini beklemem gerektiğini söylediler. Artık yemek yiyemiyordum ve uyumakta zorluk çekiyordum ve sürekli ağrılarım vardı. Durumum o kadar kötüleşti ki birkaç saatte bir oksijen verilmesi gerekiyordu. Bir sabah koğuşumdaki kızlar gardiyanları çağırıp benim hastaneye götürülmemi istediler. Hastane beni hemen yatırdı çünkü artık nefes alamıyordum ve boynumun her tarafından büyük çıkıntılar fışkırıyordu (gerçekten korkutucu görünüyordu!) İki gün sonra doktor lenf kanseri olduğumu söyledi. Hemen ertesi gün kemoterapiye başladılar. 3 hafta hastanede kalıp 2. kemoterapiyi gördüm. Ertesi gün hapishaneye geri geldim ve şimdi 21 günde bir kemoterapi için hastaneye gitmem lazım.

Çok kilo kaybettim ve yan etkilerden dolayı sıkıntılarım var ama yaşadığıma şükrediyorum. Gelecekte beni neler bekliyor bilmiyorum ama bir gün Güney Afrika’ya dönmeyi umut ediyorum ve bunun için dua ediyorum. Bir dahaki mektubumda sana durumumla ilgili her şeyi yazarım, belki sen ya da avukat arkadaşın bana bazı tavsiyeler verirsiniz. Bu konuda konsolosluğa yazdım ama mektubuma cevap verme zahmetine bile girmediler.

Lütfen İngilizcemin kusuruna bakma, Güney Afrika’da İngilizce benim ikinci dilim ve çok hata yapıyorum.

Buraya gelen arkadaşların bana okuyacak kitap göndereceklerini söylediler, burada kaldığım ilk 6 ayda İngilizce kitapların hepsini okuyup bitirdim. Lütfen bunu onlara hatırlat. Bana bulmaca göndermen mümkün mü lütfen, kafamı bunlarla meşgul edip başka şeyler düşünmememi sağlıyor. Bebeğin olacağına sevindim. İyi şanslar. Kendine iyi bak, yakında haberleşmek üzere.

Benim için yapmaya çalıştığınız her şey için tekrar teşekkür ederim. Şimdi benim için az da olsa umut var, her şey kapkaranlık değil. Tanrı seni ve aileni korusun ve kutsasın.

Tüm arkadaşlarına en iyi dileklerimle,

Magdalena.

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Sayaç

  • 260.500 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

Telefon: 0212 293 69 82
Faks: 0212 293 69 82
Danışma: 0212 252 53 11

e-posta: hapistesaglik@cisst.org.tr
e-posta: info@cisst.org.tr

Web sitesi: tcps.org.tr
Web sitesi: cisst.org.tr  
Blog: hapistesaglik.com
twitter: @HapisteNet

 

 

%d blogcu bunu beğendi: