Hapiste Sağlık

Hapishanelerdeki hastaların durumları, hakları, ihtiyaçları

Şeker hastası Süleyman Acar hapishanede nasıl öldü?

Cezaevinden bir tabut daha çıktı


AMED / SÊRT
Güncellenme : 26.06.2012 06:18

Katliam merkezlerine dönüşen cezaevlerinden bir tutsak daha tabutla çıktı. Cezaevinde iç kanama geçiren ve ailesiyle son anlarında bile görüştürülmeyen Süleyman Acar yaşamını yitirdi.

Şirnex Sîlopya’da 6 ay önce “KCK”li iddiasıyla tutuklanan 7 çocuk babası 42 yaşındaki Süleyman Acar, tutulduğu Mardin Cezaevi’nde 13 Haziran’da iç kanama geçirdi. Amed’de hastaneye kaldıran Acar’ın son günlerinde bile eşi ve kızıyla görüşmesine izin verilmedi. Acar, ailesini bile göremeden önceki gün akşam saatlerinde yaşamını yitirdi.

Hem kefen hem kundak

Doğmamış çocuğunu bile göremeyen Acar’ın öldüğü gün kızı dünyaya geldi. Acar, adım adım ölüme götürülmüşken, eşi Makbule Acar’a ise, yeni doğan çocuğuna sarılıp gözyaşı dökmek kaldı.

Cezaevinde bir ‘gizli idam’ daha

\"\"Şirnex’in Sîlopya ilçesinde 6 ay önce “KCK Kent Meclisi”nde yer aldığı iddiasıyla tutuklanan 7 çocuk babası 42 yaşındaki Süleyman Acar, 13 Haziran günü bulunduğu Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde iç kanama geçirmiş ve Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştı. 2 haftadır hastanede tedavi gören Acar, önceki gün akşam saatlerinde yaşamını yitirdi. Cenaze Diyarbakır Devlet Hastanesi Morgu’na götürüldükten sonra BDP Amed Milletvekili Nursel Aydoğan, BDP yöneticileri ve birçok yurttaş, Diyarbakır Devlet Hastanesi Morgu önüne akın etti. Cenaze, dini vecibeleri yerine getirildikten sonra ailesi tarafından alınıp, Şirnex’in Sîlopya ilçesine götürülerek toprağa verildi. Ailesinin vasiyeti üzerine Acar’ın cenazesi, annesinin yanına defnedildi.

Ailesiyle görüştürmediler!

17 Haziran günü Acar’ın eşi Makbule Acar, eşinin durumuna ilişkin bilgi vermişti. Cezaevi yetkililerinin Acar’ın hastaneye kaldırıldıktan 4 gün sonra kendilerine haber verdiğini belirten Makbule Acar, eşinin daha önce de şeker hastası olduğunu ve hastalığından dolayı endişe duyduklarını ifade etmişti. Eş Acar, cezaevinden kadın bir gardiyanın kendilerini aradığını ve eşi Acar’ın hastaneye kaldırıldığını söylediğini ifade ederek, “Diyarbakır’a vardığımızda kızımla birlikte eşimi görmemize izin verdiler. Süleyman konuşamayacak haldeydi, gözlerinden yaş akıyordu. Ağzından da kan aktığını gördüm. Bizi çıkarttıktan sonra ameliyata aldılar. Ameliyattan sonra yoğun bakım ünitesine kaldırarak görmemize izin vermediler” demişti.

Öldüğü gün çocuğu doğdu

Acar için kurulan taziye çadırına kitlesel ziyaret gerçekleştirildi. Çadırı, BDP ilçe Başkanı Mutalip Sakman, Başverimli Belde Belediye Başkanı Sinan Uysal, Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri, KURDİ-DER yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda kişi ziyaret etti. Süleyman Acar’ın ablası Kumri Acar, “Kardeşim Süleyman hastaneye kaldırıldığı zaman, biz haberi duyar duymaz Diyarbakır’a gittik. Hastanede ameliyat edildikten sonra çocuklarının görmesine hiçbir şekilde izin vermediler. Kardeşim haksız yere tutuklandı. Kardeşimin bir günahı yoktu, bize bu acıyı yaşatanları Allah’a havale ediyoruz” dedi.

Süleyman Acar’ın eşi Makbule Acar ise, yeni doğan çocuğuna sarılıp gözyaşı döktü. Duygulu anların yaşandığı taziye çadırında, Acar’ın eşi Makbule Acar’ın, eşinin yaşamını yitirdiği gün bir kız çocuğu dünyaya getirdiği öğrenildi.

6 Haziran’da Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan BDP Liz (Erentepe) Belde Başkanı Aydın Kaya da geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Kaya da 19 Ocak 2012 tarihinde tutuklanmış ve mahkemeye çıkarılmadan yaşamını yitirmişti.

Cezaevleri ölüm evlerine dönüştü

\"\"Sêrt Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Derneği (TUHADDER), cezaevlerinde bulunan hasta tutukluların durumlarına dikkat çekmek amacıyla Siirt E Tipi Kaplı Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. TUHAD-DER Başkanı İrfan Baykara, hükümetin yaşanan ölümlere seyirci kaldığını, bunun en bariz örneğinin Urfa Cezaevi’nde yaşandığını belirtti. Türkiye de bulunan cezaevlerinin birer ölüm evlerine dönüştüğünü ve her gün yeni yaşamların söndüğünü ifade eden Baykara, “Hükümet artık sorunu yeni cezaevleri inşa ederek çözemeyeceğini görmelidir. Bir an önce antidemokratik olan Ceza ve infaz Yasası’nda insan haklarına dayalı özgürlükleri esas alan düzenlemeler yapılmalıdır” dedi.

Baykara, en son Süleyman Acar isimli tutsağın yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek, Siirt Cezaevi’nde ağır hasta olan tutukluların tedavilerine ilişkin ciddi düzeyde bir gelişmenin olmadığını ifade etti. Baykara, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik 1 yılı bulan tecridin sona erdirilmesi ve cezaevlerinde bulunan 300’e yakın hasta tutuklunun tahliye edilmesini talep etti.

 

26 Haziran 2012, Özgür Gündem

Reklamlar

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Dolaşım

Sayaç

  • 194,942 ziyaret

Bu siteyi takip etmek, yeni eklenen yazıları e-posta mesajı olarak almak için e-posta adresinizi girin.

İletişim

Bize ulaşmak için:

e-posta: hapistesaglik@gmail.com
twitter: @hapistesaglik

Telefon / Faks: 0212 293 69 82

Adres:
CİSST/TCPS
Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sok. No:5/2
Beyoğlu / İSTANBUL

%d blogcu bunu beğendi: